PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Unutulmayan Türkülerimizin Hikayeleri ----AR$IV-----



Erzincanlı
22-05-2015, 14:10
ERİM ERİM ERİYESİN TÜRKÜSÜ

Köşkün sarayın yıkılsın
Erim erim eriyesin
Umudun suya dökülsün
Erim erim eriyesin
Çölden çöle sürünesin
XXX
Musa isen Turi Sinan
Hakktan gelmiş idi İnan
Yesin seni yılan çayan
Erim erim eriyesin
Sürüm sürüm sürünesin
XXX
Aslan pençesi vurulsun
Çayın denize kurusun
Gözlerin yansın çürüsün
Erim erim eriyesin
Sürüm sürüm sürünesin
XXX
Mahzuni' yi severidin
O'na sevgilim deridin
Candan başka ne yeridin
Erim erim eriyesin
Sürüm sürüm sürünesin

ERİM ERİM ERİYESİN TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ

1971 yılında askeri darbe sonucu Süleyman Demirel hükümeti devrilmiş, Nihat Erim başkanlığında bir hükümet kurulmuştu. Bu hükümet sol kesime karşı şiddetli baskı uyguluyordu.

Buna Deniz Gezmiş ve Arkadaşlarının asılması da eklenince Mahzuni'yi çok derinden yaralamış olan bu haksız infazları protesto için, "Erim Erim Eriyesin" türküsünü patlatır.

Ne demek o zaman başbakana böyle türkü yakmak. Hemen tutuklanır ve 10.5 ay cezaya çarptırılır.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının asılmasını protesto için, "Erim Erim eriyesin" diye bir Türküden yargılanırken, Mahkeme Baskanı, "Erim'in plağının çalınmasını" istedi. Olayın ilginç yanına bak!

Bütün heyet, gazeteciler ve dinleyiciler herkes orada. Plağı koydular. Hakim, yargılamayı unutmuş, kalemi almış eline tempo tutuyor! Ben de güldüm tabii bu duruma. Gülünce hakim beni azarladı. Savcı da ona katıldı.

"Bak, mahkemeyle alay ediyor, gülüyor" dedi. Siz olsanız nasıl gülmezsiniz?

O zaman rahmetli Başbakan Nihat Erim'in ifadesi geldi.

- "Bir halk ozanı, Başbakan'ı sevmek mecburiyetinde değildir" gibi bir ifadede bulunuyordu. Erim şikayetçi olsaydı 4 yıl yerdim, şikayetçi olmadığı için 10.5 ay yattım.

Erzincanlı
22-05-2015, 14:11
ERZİNCAN'DA BİR KUŞ VAR TÜRKÜSÜ

Erzincan'da bir kuş var
Kanadında gümüş var
Gitti İbiş gelmedi
Elbet bunda bir iş var
XXX
Oy dağlar dağlar dağlar
Gök gürler bulut ağlar
Ağalarsa anam ağlar
Küsuru yalan ağlar
XXX
Palanga'nın deresi
Hayli çeker arası
İbiş'imi vurdular
Yedi yerden yarası
XXX
Oy dağlar dağlar dağlar
Gök gürler bulut ağlar
Ağalarsa anam ağlar
Küsuru yalan ağlar

ERZİNCAN'DA BİR KUŞ VAR TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ

Olay Erzincan'ın Palanga köyünde geçer. Palanga'da çok namlı bir köy ağası olan ve orada tam yedi köye hükmeden İbiş Ağa, bir gün akşam vakti evindeyken, bir kişi birden silahıyla kapısına dayanarak zorla içeri girer, aralarında ne gibi bir hadise geçtiği bilinmemekle birlikte, içeri giren kişi hemen çeker orada İbiş Ağa'yı vurur. Ondan sonra hemen kıratıyla Fırat Nehri'ni geçerek orayı terk eder. Akşam saatlerinde silah seslerinin duyulması üzerine hemen sabah olur olmaz İbiş Ağa'nın akrabaları yanındaki komşularıyla birlikte İbiş Ağa'nın etrafı yüksek duvarla çevrili iki katlı evine giderler ve orada İbiş Ağa'nın kanlar içerisinde yattığını görürler. İbiş Ağa'nın akrabalarının yaptığı ihbar üzerine hemen olay yerine gelen jandarma orada yaptığı çok kısa bir araştırma sonucunda İbiş Ağa'yı vuran kişinin kimliğini tespit eder; "Aziz Ağa" (Kemah-Brastikli Aziz Ağa). İbiş Ağa teneşire konup yıkanırken vücudunda tam yedi kurşun yarası tespit edilir. Hemen daha İbiş Ağa'nın cenazesi kalkmadan önce onu çok seven arkadaşlarından birisi orada bu türküyü yakar.

Kaynak: Muzaffer ÖZDEMİR Bağlama Sanatçısı Essah Hikayeler ve Türkülerimiz Kitabından.